31 Mayıs 2011 Salı

YOLCULUK

Karşımda büyük bir pist arkamda koskoca hayaller. Belki de kaçış diyorlar bunun adına ama ben öyle düşünenlerden değilim… son günlerde yaşadıklarım gerçekten belki de hayatımın yeniden bir dönüm noktası olacak… 2. Bahar yaşar mı gönlüm bilinmez. Ben hala tek baharımın kapımı çalıp ‘’ geldim sana sen istedin hep ben kaçtım ama en sonunda geldim sana ‘’ demesini bekliyor bu kalp.

Gelir mi gelmez mi bilmem ama ben onun bana gelme ihtimaline karşılık olarak hep bekleyeceğim. Onun yeri zirvede arada başkaları da olsa o hep aynı yerde kalacak. Bunu kendisi aslında benden daha iyi biliyor. Eski defterler kendilerine layık olduğu şekilde kapandılar. Aklınca bana oyun yapanlar akıllarınca ödüllendirildiler. Artık eskisi kadar acımıyor kalbim. Kalemim gülmeyi öğrendi ve umut vadeden şeyler yazıyor. Bunda geçen yazımda da söylediğim sözün etkisi çok büyük. Bu sözden dolayı Beste Ablama teşekkür ediyorum. Ve o sözü her seferinde olacağı gibi yine söylüyorum…
‘’Aldığın her nefesi yaşadığın her günü bir hediye olarak kabul et ve ona göre yaşa.’’ Aslında düşündükçe arkasında çok fazla anlam taşıyan bi cümle. Biraz düşünün ve kendiniz için bir anlam çıkartın…

Bunu yazma sebebim bu sefer acı çekmem falan değil. Çünkü artık acı çekmiyorum. Başkalarına mutlu ol derken benim mutsuz olmam ne kadar doğru olur ki?

Bu aralar hayatıma giren yeni insanlar bunca yıldır kalanlardan daha da iyi yerdeler benim için. Özellikle kardeşim diyeceğim Ece’me çok teşekkür ederim sabahın bu saatinde bile yanımda olduğu için.

Bu sözleri size İzmir Havaalanından yazıyorum. Düşündüm de insan en güzel yazılarını en güzel sözlerini yolculukta ya da yolculuğa çıkarken yazıyor. Çünkü her yolculuk kendi hikayesi ve geride bıraktıklarıyla hatırlanıyor. Geride kimi bıraktın diyecekseniz Muğla da bana değer veren her kim varsa benim için geride bıraktıklarım onlardır… bana değer vermeyenleri geride bıraksan ne önüne alsan ne…

Sağda solda millet gülüşerek muhabbet ederken ben bir işadamı gibi giyinmiş (!) önümde çantam giriş saatini bekliyorum… Ve bir yandan da size bunu yazıyorum. Bir önceki yazımdan sonra yakın arkadaşlarım tarafından çok merak edilen soruların cevapları hala yok. Onların cevabı sadece bende ve başka kimseye taşınmayacak. Belki boş bulunduğum bir an denk gelirsiniz de ağzımdan alabilirsiniz..

O da size karşı olan vazgeçememe duygusunun ön plana çıkmasıdır. Yan tarafta keman çalan kardeşime de teşekkür ediyorum. En sevdiğim çalgı olan keman’ı ne de güzel çalıyor öyle. Sabah bile olmamışken grup olarak beni mutlu ettiler. İşte böyle küçük şeylerle bile mutlu olmayı öğrendim artık.

Büyük emeller peşinde sadece kariyer olarak koşacağım. Başka konularda küçük bir çocuğun çiklete sevindiği gibi sevineceğim. Bu yazıma da burada son veriyorum. Artık bir yürekten başka bir yüreğe yol alırken mi yoksa bir şehirden başka bir şehire yol alırken mi yazarım bilmiyorum. Ama bundan sonra yazacağım ilk yazı zirveye ulaşmak için son çabam olacak. Eğer ki bu sefer de arkadaş gibi olursa kısmetimi önüme alırım bununla mutlu olurum en azından hala onu görebileceğim…

Hepinize sevgi ve saygılarımı sunuyorum. Okuduğunuz için teşekkür ederim şimdiden. Okumadıysanız da teşekkür ederim. Herkese iyi sabahlar bana ise iyi yolculuklar…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder